...

...
Bir tek adın kaldı dudaklarımda,
Bir de gözlerimde hatıraların...
Hani dik duracaktık acıya,
Hani aynı yürekle gülüp
Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya...
Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma.
Yokluğun yükledi sırtıma...

Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda..
Güneşi bile ağlatacak acıların..
Oysa ben yemin etmiştim,
Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye.
Söz vermiştim,
Sensiz ölmeyeceğim diye...
Şimdi sensizlik duruyor başucumda..
Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor
Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda..

Söyle ne olur...
Beni unuttuğunu söyle...
Hiç sevmediğini haykır..
Yeminlerinin yalan olduğunu,
Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme...
Yemin olsun ki,
Bir damla gözyaşı düşmez artık..
Çünkü gittiğin gün,
Ayak uçlarında
" Sana " ölmüştüm sevgili..
[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le samedi 22 novembre 2008 15:16

...

...
İçten İçe Ağladım,
Kaç Gecenin Hesabını Verebilirsin Ki
En Fazla.?


Söyle


En Fazla Kaç İntiharıma
Sebeb Olabilirsin.?
[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le samedi 22 novembre 2008 15:13

...

...
Dün gece uzun uzun
Seni andim agladim.
Sonu yok yolumuzun
Ona yandim agladim

Kim bilir acimizi
Bu yasak askimizi
O eski sarkimizi
Çaldim-çaldim agladim! ..

Dolastim sokaklarda
Agaran safaklarda
Seni senden uzakta
Sardim sardim agladim

Benimsin bende degil
Ellerim sende degil
Yanmamak elde degil
Yandim yandim agladim

Tuza bastim yarami
Askla açtim arami
Sensiz son sigarami
Yaktim yaktim agladim.
[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le samedi 22 novembre 2008 15:09

...

...
Bu gün yalnızlığımı , mutsuzluğumu satılığa çıkardım.
İlk sahibindendir. Kullanmamıştır başka hiçkimse.
İlk yürek kırığımdan. İlk kalp ağrımdan.
İlk kez SEVDİM SENİ deyipde yüreğime aldığımdan.
Bilmiyordum ilklerin bu kadar acı vereceğini.

İlk Aşkın bu kadar ağlatacağını. Çekip gittiğinde bile hala deli gibi seveceğimi. Bilmezdim onu affetmek için inadına bahaneler arayacağımı. Gece adını silip uyuyupda , sabah uyandığımda hatırlayacağımı bilmezdim.

Yalnız camları kırıldı. En son yürek harbinde. Cam kırıkları hala üzerinde. Afedersiniz temizlemeye olmadı fırsatım. Ya da ne bileyim işte gelmedi temizlemek içimden. Siz aldığınızda komple geçirirsniz bir elden.Temizlersiniz iyice.

Ama her cam kırıklığında nasıl acıdı canım bilmezsiniz siz. İzin verdim işte sırça camlarımın kırılmasına. Dedim ya. Son AŞK harbinden kalma.

Gönül kapılarımında otomatik kilidi bozuldu. Nedense kitli kalmış. Bir daha açamadım. Zaten yüreğimde içerde kaldı. Sevgiyse dışarda. Yani anlıyacağınız kalbim sevgisizlikten öldü. tamirciye götürdüğünüzde kalbimin naaşınıda teslim edersiniz bana. Malum anılarım hep o yürekte saklıydı.

Haketmiştir o şimdi anlı şanlı bir cenaze törenini. Cenazemde bir tek o vefasız olmasın. Korkarım yüreğimin yeniden canlanmasından, hayata sarılmasından. Ona bir daha , bir daha güvenmesinden.

Biraz hor kullanılmıştır. Boyaları, sırçaları dökülmüştür. ee tabi kolay olmadı. AŞK'ın ardından, yaralanmış kalması. Giderken "senden intikam almam " demişti ama.

Gün aşırı , artık sinirinden mi,hıncından mı yoksa aşkından mı yaptı bilmem. Gelip çizdi yüreğimi hep. Her çizdiğinde onarılmaz yaralar açtı.Sanırım onu bir yalancı boyacıya götürüp boyatmanız gerekecek.

Kilometresi , o sıfırı aşalı çok oldu. Dedim ya kullanıldı biraz. Hemde hor kullanıldı. Kapanmayan yaralar açıldı. Gizli saklı ,görünmeyecek yerlerde. Ben ona güvenip inanırken o yüreğimi haince kullanmakla meşguldü.

Şimdi gelelim , tüccar alıcı. Seninle pazarlığımıza. Artık AŞK yok,olmazda zaten. Bir onaydı sevdam. O da geçti sevdamdan. Ben sana anlattım tüm olan biteni , artık biliyorsun.

Bu yürek ilk sahibinden
Camları kırılmış
Boyası dökülmüş ...
Dışı çizik çizilmiş
otomatik kilidi bozulmuş
Çok saklı gizli yerleri yara almış
Birazda kilometre yapmış.
[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le samedi 22 novembre 2008 15:06

...

...
SESSİZ VE SENSİZ

Zifiri bir karanlığın içindeyim.İlk defa bir sıcaklık hissettim yüzümde...Anlayamamış bir ifade ile baktım kendime.Mutlu değildim ve ağlamıyordum yada öyle sanıyordum bedenimde.Sonra farkettim ki; ilk defa istemeden gözlerimden akan yaşın sıcaklığıydı bu.Bırakmak istedim kendimi biran.Sonra hırçın bir tavırla "Hayır" dedi yüreğim.

Çünkü yılların yıkılmaz bildiği, yılların çökmez, yıpranmaz bildiği, kral bellediği ben şimdi bir nefes alıp vermekten acizdim aslında.

Bırakamadım kendimi...Yıllar boyu hayatın kendini kandırdığı oyununu bozmak istemedim belkide.Tuttum kendimi.Bırakmayı öylesine istemiştim ki ama olmadı.Bıraksaydım yılların mucizesi, bir narin kumaş gibi olacaktı hayatın gözünde.

Derin bir nefes aldım ve çektim içimi sessizce ve sustum.Yürümeye başladım. Sessiz ve sensiz karanlıkların içine... Kim bile bilirdi ki o karanlığın denize bakan bir miladorun önüne çıkabileceğini. Miladorlar öylesine umutsuzdu ki bu gece sanki denize isyan ediyor gibiydi.

Üstüne çıktım ve aşağıya bakmaya başladım yavaş yavaş yaklaşıyordum.Her adımımda sevdiklerim aklıma geliyordu tek tek Ne vardı ki beni hayatta tutan yada ne varki beni bir kez olsun gülümsetebilen... yaklaştıkca canım yanıyodu.

Sonra son bir kez olsun bakmak istediğim dünyadaki tek sevdiğime.baktıkca canım yanıyordu.. söyleyemediğimden mi yoksa hissetiklerimden mi yanıyordu anlamıyordum. Sesini duymayı ona veda etmeyi istiyordum. sonrasında ise usulca çekip gitmek hayattan.Miladorlardan aşağıya bakıyordum ve ayaklarım boştaydı artık minik bir hareketim ile boşlukta kaybolup gidecektim belkide. Telefonumu elime aldım ve aramak istedim. Ulaşmak ve son kez ona "seni seviyorum" demek istedim ama olmadı... canım yanıyordu...

Arkasından bir minik bir melodi kıvamında aktı kulaklarımda bütün sevdiklerimin sözleri ve son bir gayret ile kalktım ayağa ve bir kez daha olmadı.

boşluğa bırakamasamda kendimi sonsuzluğun derinliklerindeyim artık

sessiz ve sensiz burası. bir ölümün içindeki yaşam gibi.

[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le samedi 22 novembre 2008 15:02